Bloke Edici Düşünce Kalıpları
Bir çoğumuza göre aşk/evlilik, etki edilmesi mümkün olmayan bir kader ya da hormonlarımızın karmaşık ve pek anlaşılmaz oyunundan başka bir şey değildir.
Oysa mutlu aşk / evlilik hayatı bir gizem değil, öğrenilebilecek, geliştirilebilecek bir uygulama ve öğretidir.
En büyük engel, kendimizi ilişkimizi bloke etmemize yol açan düşünce kalıplarımızdır. Bu kalıplar biz ve ilişkimiz arasında durarak yanılsamalara, yanlış anlaşılmalara, hatalara, kavgalara ve yıkıma neden oluyor.
Terapi: Birlikte bu kalıpları fark edip, anlayabilir ve ona veda edebiliriz.
Güvensizlik – İhanet – Kıskançlık – Kuralcılık – İlgisizlik – Baskı vs.
Katrina Kasırgası’na benzetilen ergenlik dönemi, gerçekten birçok açıdan yeni bir dönemi işaret eder. Bu dönemde beyin, nöro endokrin sistemi ve hormon konsantrasyonların da değişim, fiziksel büyüme, üreme sisteminde farklılaşma gibi birçok değişiklikler meydana gelir.
Ergenlik; fiziksel ve duygusal süreçlerin yol açtığı fiziksel, cinsel ve psikososyal olgunlaşma ile başlayan, bireyin bağımsızlığını ve sosyal üretkenliğini kazandığı çok da belirli olmayan bir zamanda sona eren kronolojik bir dönemdir.
Bu dönemde aşağıdaki ergen ve ebeveyinlerin arasında esen kasırga konularında desteğe ihtiyaç duyabiliriz:
Mitoloji Alanında 20.yüzyıl bilim insanlarından biri olan Joseph Campbell ile söyleşi yapan Bill Moyers, ona hayatında hiç “gizli bir elin kendisine yardım ettiği” gibi bir hisse kapılıp kapılmadığı sorusunu yönelttiğinde, Campbell bu soruyu şöyle yanıtlamıştı:
Her zaman. Adeta mucize gibi bir şey. Pek çok olayda gizli bir elin üzerimdeki etkisini hissettiğim içindir ki bir batıl inanç bile geliştirmişlerdir.
Sizi mutlu eden şeyleri yaparsanız, sizi beklemekte olan yola girersiniz; böyle bir durumda, yaşamanız gereken hayat, aslında yaşamakta olduğunuz hayatın ta kendisidir. Bu gerçeği görebildiğiniz zaman, mutluluk alanınız içinde olan başka insanlarla karşılaşmaya başlarsınız ve o insanlar size kapılar açar. Söylemek istediğim, kendinizi mutlu hissettiğiniz yolda hiç korkmadan dosdoğru yürüyün. Göreceksiniz ki hiç ummadığınız anlarda önünüze yeni kapılar açılacak.
İnsanın kendisine uygun hedefler seçmesi konusunda yapılan araştırmaların gösterdiği gibi. Hayatımızı bizi mutlu eden uğraşlarla geçirirsek sadece hedeflerimize doğru keyifli bir yolculuk yapmış olmaz, aynı zamanda daha başarılı olma şansını yakalarız.
Dışarıdan gelen baskılar sonucu yapmak zorunda kaldığımız işleri, hayır diyerek ilgi duyduğumuz konularla bağdaşmayan isteklere hayır diyerek, statü elde etme konusunda dışarıdan gelen seslere “ hayır” diyerek, içimizden gelen sese kulak verip “evet” diyerek gerçek kariyer yolunda yürüyorsunuz ve ilerliyorsunuz demektir.
Bu durumda tehlike her yandan size gelebilir, herşey kötü bir sona ulaşabilir. Bunu sizce kim istedi ? ve neler istedi ?
gibi duygular yaşayabilir, her şey bir tehlikeye dönüşebileceği için hayatınız da hemen hemen her şey yaşanamaz hale gelir.
Terapiler
Aslında bu tehditleri gündeme getiren şey zihninizde ki küçük oyunların varlığıdır. Bu oyunlar, en çok korktuğumuz şeyleri gözümüzün önünde tutar. Çünkü burada size fayda sağlayan bilinçaltı sistem; önceden acıyı kontrol edebilme umududur.
Kısaca bu umut, bitiş ve bu bitişle başa çıkamayacağımız korkusudur.
Kendinizi baskı altında hissettiğiniz durumun, yüzümüzü sürekli egzoz gazına karşı tutmanızdan bir farkı yoktur.
Stres
Stresi içinizde iki gladyatörün dövüşmesi gibi hayal edin. Bunlardan birine “ ağ atıcı “ adını verip, üstünüze bir ağ atıp ipini çekiyor olsun.
Diğeri, yani gerçek biz, bu ağa takılıp düşen olalım. Bu durumda ne yaparsınız ? İşte stresle baş etmek böyle birşeydir. O halde mini bir zihinsel uygulama ile stresten kaçalım.
Kendi kendinize,
Bu teknikte amaçlanan şey; doğru sorularla dikkati kendi bedeninize veya zihninize odaklayarak, size yük olan (STRES) düşüncesinden uzaklaştırıp, pozitif bir duyguya geçmenizi sağlamaktır.
Dalyan Aralığı Sok. Defne Apt. No:10 Kat:1 D:1 Fenerbahçe 34726 İstanbul